Son yıllarda iş merkezi, hastane ve otel binalarında meydana gelen yangınlar kamuoyunda geniş yankı bulmuş, dış cephe çözümleri özelinde binalarda alınması gereken yangın güvenliği tedbirlerinin daha net açıklanarak tartışılması gerekliliğini ortaya koymuştur.

Yangının oluşması için yanıcı madde, oksijen ve ısı kaynağının bir araya gelmesi yeterlidir. Evlerdeki her tür mobilya, perde, duvar kâğıdı gibi eşyaların tümü yanıcıdır. Yangınlar için gereken oksijen ise havada bulunur. Sönmemiş bir sigara, elektrik kontağı, güneş ışınları, soba ve ocak gibi ısı kaynakları, bazı kimyasal tepkimeler ve sürtünmeye bağlı olarak ortaya çıkan ısılar ile yanıcı maddelerin herhangi bir şekilde tutuşma sıcaklığına gelmesi yangının başlamasına neden olur. Yanıcı maddelerin ve oksijenin hayatın vazgeçilmez birer parçası olduğu düşünülürse ve yanıcı maddeleri tutuşturabilecek enerjiyi sağlayabilecek teknolojik aletlerin çevremizi sardığı göz önüne alınırsa, aslında yaşanılan mekânlarda yangın çıkma olasılığı sanıldığı gibi düşük bir olasılık değildir. İBB verilerine göre 01.01.2012 ila 31.12.2017 tarihleri arasında İstanbul’da ortalama 13.931 yangının çıkmış olması bu durumu ve yangın güvenliği tedbirlerinin önemini teyit eder niteliktedir.

Yapı Malzemeleri Yönetmeliği, binaların aşağıda verilen ilkelere göre tasarlanmasını ve inşa edilmesini gerektiğini ortaya koymaktadır.

Yönetmeliğe göre;

• Yük taşıyan yapı elemanları, yangın anında tanımlanan minimum zaman aralığı boyunca fonksiyonlarını sürdürecek şekilde korunmalıdır,
• Yapılardaki alev ve duman oluşumu ile bunların yayılımı sınırlandırılmalıdır,
• Komşu yapılara yangın yayılımı sınırlandırılmalıdır,
• Yapı içerisinde yaşayanlar yapıyı terk edebilmeli veya başka şekillerde kurtarılabilmelidir,
• Kurtarma ekibinin yapı içindeki emniyeti göz önüne alınacak şekilde tasarlanmalıdır.

Bu ilkeler, yangın güvenli yapı tasarımı için yapılarda alınması gereken aktif ve pasif yangından korunma önlemleri ile ilgili yol gösterici bir niteliğe sahiptir. Tüm yapı bileşenleri için bu prensiplerin ilgili olanları ele alınabilir.

Son zamanlarda dış cepheye sirayet eden ve çok hızlı yayılarak kamuoyunun gündemine oturan otel, hastane ve iş merkezlerinde çıkan yangınlar, maalesef yangın güvenliği tedbirlerinin bütünlüğünden ziyade sadece dış cephelerde kullanılan malzemeler ile sınırlı olarak ele alınmıştır. Bu çalışmada dış cephelere yönelik olarak Yönetmelik’te yer alan hususlar, temel prensipler ile eşleştirilerek aktarılmak istenmiştir.

Ülkemizde yangının binanın dışında başlayıp geliştiği ve daha sonra yapının içerisine sirayet ederek yayıldığı yangınların sayısıyla ile ilgili herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Buna karşılık yangınların genel olarak bina içerisindeki eşyaların tutuşmaya başlamasıyla çıktığı yönünde yaygın bir kanı vardır. Başlangıç aşamasında tespit edilemeyip zamanla diğer eşyalara da sirayet ederek büyüyen ve tam gelişmiş yangın evresine doğru geçilen bir ortam içerisinde giderek sıcaklık ve basınç artar. Bu sıcaklık ve basınç, camlar kırılmasına ve meydana gelen boşluktan alevlerin dış cephe kaplamaları ile temas etmesine neden olur. Dolayısıyla dış cephelerde alınan yangın güvenliği tedbirleri genellikle yangının yayılımının sınırlandırılması yada bir başka deyişle yangının belirli bir süre içinde yayılmasını önleme prensibi esas alınarak oluşturulmaktadır.

Yangınların cepheye sirayet ederek yayılmasının önlenmesi amacıyla Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik kapsamında dış cephelerde kullanılan malzemelerin yangına karşı tepki sınıflarına yönelik sınırlamalar tarif edilmiştir. Yönetmeliğin 27. Maddesine göre; Dış cephelerin, bina yüksekliği 28.50 m’den fazla olan binalarda (en az) zor yanıcı malzemeden (A2 – s1, d0) ve diğer binalarda ise en az zor alevlenici (C – s3, d2) malzemeden olması gereklidir.

Yönetmeliğe göre alevlerin bir kattan diğer bir kata geçmesini engellemek için iki katın pencereleri arasında düşeyde en az 100 cm mesafe bırakılmalıdır. Yönetmeliğe göre cephede fransız balkon gibi boydan boya cam kullanılacak ise cephenin iç kısmına en çok 2 m aralıklarla 1,5 m mesafede yağmurlama başlıkları yerleştirilerek cephe otomatik yağmurlama sistemi ile tedbir alınması gereklidir. Aslında otomatik yağmurlama sistemleriyle ilave tedbirler almak yerine yangına dayanıklı cam kullanarak alevlerin bir kattan diğer bir kata geçmesini belirli sürelerce engellemek mümkündür. Ancak Yönetmelikte bu hususla ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Dış cepheye sirayet eden bir yangının yayılımının sınırlandırılmasına dair alınacak yangın güvenliği tedbirleri, oluşturulan cephe detayına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Yürürlükte olan Türkiye Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında cepheler; geleneksel cepheler ve giydirme cepheler olmak üzere iki başlık altında ele alınmaktadır. Yönetmelikte yer alan giydirme cephe tanımında dış cephe kaplamalarının kendine ait bir konstrüksiyona mekanik olarak sabitlendiği ve dış cephe kaplaması ile cephe arasında havalandırma boşluğu oluşturmanın mümkün olduğu çözümler ifade edilmektedir. Geleneksel cephe tanımında ise ısı yalıtım levhaları ve üzerinde yer alan tüm sıva vb. katmanların arada hava boşluğu oluşturmayacak şekilde doğrudan dış cephe üzerine uygulandığı, piyasada mantolama olarak bilinen dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin de dahil olduğu çözümler tariflenmektedir. Her iki cephe türünde yangının yayılım davranışları birbirinden farklılıklar gösterdiğinden, Türkiye Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında genel hükümlerin yanı sıra giydirme cephelere ve geleneksel cephelere özel farklı hükümlere yer verilmiştir.

Yönetmeliğe göre; ısı yalıtım malzemesi, yapıştırıcı, dübel, sıva filesi, sıvadan oluşan dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin bir bütün olarak yangına karşı tepki sınıfının akredite bir laboratuvar tarafından TS EN 13501- 1 standardına göre tayin edilmesi gereklidir. Yangına tepki sınıfının en az A2 – s1, d0 olan dış cephe ısı yalıtım sistemleri (örneğin taşyünü ve çimento esaslı sıva vb. kaplama içeren sistemler) bina yüksekliğinden bağımsız olarak tüm binalarda kullanılabilmektedir. Yönetmeliğe göre yangına tepki sınıfı en az C – s3, d2 sistemler (örneğin EPS ve XPS içeren sistemler) ise bina yüksek liği 28,50m’nin altında olan binalarda kullanılabilir. Yönetmeliğe göre EPS veya XPS içeren ısı yalıtım sistemlerinin tercih edildiği cephelerde zemin kotu üzerindeki 1.5 m mesafede ısı yalıtım malzemesinin üzerinin hiç yanmaz dekoratif tuğla, taş vb. ürünler veya A1 sınıfı sıvalar kaplanması gereklidir. Bu hüküm EPS veya XPS içeren ısı yalıtım sistemlerinin tercih edildiği cephelerin ilk 1,5m’lik kısmının taşyünü ile teşkil edilmesi gerektiği anlamına gelmez. Yönetmeliğimize göre dış cephesi yangına tepki sınıfı en az C – s3, d2 olan malzeme veya sistemden oluşan, yüksekliği 28.50 m’den az, 6.50 m’den fazla olan binalarda pencere ve benzeri boşluklarının yan kenarları en az 15 cm ve üst kenarı en az 30 cm eninde hiç yanmaz malzeme ile yangın bariyerleri oluşturulması gereklidir. Bina yüksekliği 6,5m’nin altında olması durumunda ise bariyer yapılması gerekli değildir.

Giydirme cephe detaylarında ise dış cephe kaplaması profillerden oluşan bir karkasa monte edilirken, ısı yalıtım malzemeleri karkasın arasına yerleştirilmektedir. Detayda arzu edilmesi durumunda dış cephe kaplaması ile dış cepheye uygulanan ısı yalıtım malzemesi arasında düzenli bir havalandırma boşluğu bırakılması mümkündür. Ancak giydirme cephelerde oluşturulan havalandırma boşlukları baca etkisi yaparak yangının çok hızlı bir şekilde yayılmasına sebebiyet vereceğinden bu detaylarda özel önlemler alınması gereklidir. Son zamanlarda medyada ve kamuoyunda geniş yankı bulan otel, hastane ve iş merkezlerinde meydana gelen yangınların havalandırmalı giydirme cephe detaylarına sirayet ettiği ve baca etkisi dolayısıyla kısa sürede yayıldığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede konuyla ilgili olarak Yönetmeliğe göre derzleri açık veya havalandırmalı giydirme cephe sistemlerinin tercih edildiği sistemli binalarda kullanılan dış cephe kaplaması ve yalıtım malzemeleri de dahil olmak üzere her türlü malzemenin yangına tepki sınıfının en az A2-s1,d0 olması gereklidir.

Ayrıca yönetmelikte alevlerin yayılımının sınırlandırılması prensibi çerçevesinde “cephe elemanları ile alevlerin geçebileceği boşlukları bulunmayan döşemelerin kesiştiği yerler, alevlerin komşu katlara atlamasını engelleyecek şekilde döşeme yangın dayanımını sağlayacak süre kadar yalıtılır.” hükmü yer almaktadır.

Dış cephelerde alınacak yangın güvenliği tedbirlerinde komşu yapılara yangın yayılımı sınırlandırılması prensibi de dikkate alınmalıdır. Bu çerçevede Yönetmeliğe göre farklı yüksekliğe sahip bitişik nizamdaki yapılarda, alçak binanın çatı hizasındaki yüksek bina katının dış cephe kaplaması hiç yanmaz malzeme veya sistem ile kaplanmalıdır.

Sonuç olarak dış cephe uygulamalarında kullanılacak malzeme seçimi ve detay çözümlerinde Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik’te tarif edilen asgari şartlar ve yangın güvenliği ile yukarıda anılan prensiplere dikkat edilmesi gereklidir. Gerekmesi durumunda mevzuatta tanımlanan asgari şartların üzerinde tedbirler ele alınmaldır. Bu yaklaşım tüm bina geneline yansıtılmalı ve meydana gelen yangınlar değerlendirilerek mevzuatlar geliştirilmelidir.

Kaynak: İzodergi -İZODER Yangın Güvenliği ve Tedbirleri Komisyonu