YANGIN YALITIMI

Evlerdeki her tür mobilya, perde, duvar kağıdı gibi eşyaların tümü yanıcıdır. Yangınlar için gereken oksijen ise havada bulunur. Sönmemiş bir sigara, elektrik kontağı, güneş ışınları, soba ve ocak gibi ısı kaynakları, bazı kimyasal tepkimeler ve sürtünmeye bağlı olarak ortaya çıkan ısılar ile yanıcı maddelerin herhangi bir şekilde tutuşma sıcaklığına gelmesi yangının başlamasına neden olur.

Yanıcı maddelerin ve oksijenin hayatın vazgeçilmez birer parçası olduğu düşünülürse ve yanıcı maddeleri tutuşturabilecek enerjiyi sağlayabilecek teknolojik aletlerin çevremizi sardığı göz önüne alınırsa, aslında yaşanılan mekanlarda yangın çıkma olasılığı sanıldığı kadar düşük değildir. Yangınların zararlı etkilerinin sınırlandırılmasına yönelik, can ve mal güvenliğini sağlayıcı yapısal önlemlere “yangın yalıtımı” denir.

  • Geçmiste yapıların ana malzemesini tas, agaç ve kerpiç gibi geleneksel malzemeler olusturuyordu. On besinci yüzyıla iliskin kayıtlarda, İstanbul’da, yontma tasın hem temini hem de isçiligi pahalı oldugu için evlerin genellikle ahsaptan yapıldıgı belirtilir. İstanbul’un deprem fayları üzerinde yer alması ve büyük depremlere açık olması da ilerleyen yıllarda, ahsabın kullanımını yaygınlastırır. Tarih boyunca yasanan büyük depremler, İstanbul’da yapıların depreme daha dayanıklı oldugu düsünülen ahsaptan insa edilmesini tesvik eder. Ahsap, hiç kusku yok ki depreme daha dayanıklıdır. Ancak, bu durum İstanbulluları yangın gibi bir sorunla karsı karsıya bırakır. Deprem felaketinden kaçan kent, baska bir felaketin kucagına düser.Günlerce süren, birkaç mahalleyi tümüyle kül eden büyük yangınlar, İstanbul tarihinde yerini alır. Osmanlı’da yangınla mücadeleye yönelik faaliyetler, bir takım yasaklar ve çıkan yangınların söndürülmesine yöneliktir. Yangın söndürme isini yeniçeriler, yeniçeri ocagı kaldırıldıktan sonra da dönemin itfaiyecileri sayılabilecek tulumbacı takımları üstlenir. Bunun dısında bazı yasaklarla yangınlara önlem alınması düsünülür. 1554 yılında çıkan ve yüzlerce ev ve dükkânı kül eden yangının ardından Sadrazam İbrahim Pasa, geceleri ates ve lamba yakılmasını yasaklar.

    O dönemde yangın yalıtımı kavramı bilinmiyordu. Ancak, İstanbullular yalıtım kavramından tümüyle habersiz degildi. Yangına karsı iki bina arasına tugladan bir duvar örülürdü. Yangın duvarı olarak adlandırılan bu duvarın yapılması zorunluydu. Ancak bu duvar her zaman felaketi önlemeye yetmiyordu. Cumhuriyetin ilanından sonra, İstanbul’daki en büyük yangın, o zamanki adı Tatavla olan bugünkü Kurtulus semtinde gerçeklesir. Kısa sürede yayılan yangın, bütün bir semti etkisi altına alır ve yüzlerce ev kül olur. Yangının Tarlabası’na sıçramasını engellemek için çok sayıda ev dinamitlerle yıkılır. Günümüzde, İstanbul halkının büyük bölümü yangına karsı çok daha dirençli betonarme evlerde yasıyor. Ancak, yangın tehlikesi hala sürüyor.

    Gelisen teknoloji ve sanayilesme, nüfusun giderek çogalması, toplu yerlesim bölgelerinin artmasına yol açıyor. Bu durum yangın riskinin ve buna baglı olarak yangının maddi ve manevi zararlarının da artmasına neden oluyor. Yangın, yanmanın kontrolsüz bir sekilde ortaya çıkmasıdır. Yangının olusması için yangın üçgeni olarak adlandırılan üç unsur yeterlidir; yanıcı madde, oksijen ve ısı kaynagı.

    Evlerdeki her tür mobilya, perde, duvar kâgıdı gibi esyaların tümü yanıcıdır. Yangınlar için gereken oksijen ise havada bulunur. Sönmemis bir sigara, elektrik kontagı, günes ısınları, soba ve ocak gibi ısı kaynakları, bazı kimyasal tepkimeler ve sürtünmeye baglı olarak ortaya çıkan ısılar ile yanıcı maddelerin herhangi bir sekilde tutusma sıcaklıgına gelmesi yangının baslamasına neden olur. Yanıcı maddelerin ve oksijenin hayatın vazgeçilmez birer parçası oldugu düsünülürse ve yanıcı maddeleri tutusturabilecek enerjiyi saglayabilecek teknolojik aletlerin çevremizi sardıgı göz önüne alınırsa, aslında yasanılan mekânlarda yangın çıkma olasılıgı sanıldıgı gibi düsük bir olasılık degildir.

    Yangından korunma denildiginde bugün birçok kisinin aklına, yangın söndürme sistemleri ve duman detektörleri gibi uyarı sistemleri geliyor. Aktif koruma sistemleri olarak adlandırılan bu sistemler yangın güvenliginde önemli bir rol oynamasına karsın, yangının baslamasından sonra devreye girer ve mekanik arıza gibi çesitli nedenler ile islevlerini tam olarak yerine getiremeyebilirler. Bu nedenle; aktif önlemlerin dısında yangının ve zararlı etkilerinin, bina içinde ve komsu binalara yayılmasını yavaslatacak, kisilerin yangın mahalinden güvenli bir sekilde tahliye edilmesine olanak saglayacak yapısal önlemler alınmalıdır. Böylelikle, yangın büyümeden itfaiyecilere müdahale etme imkânı tanınır ve mal kayıpları azaltılır. Yangınların zararlı etkilerinin sınırlandırılmasına yönelik, can ve mal güvenligini saglayıcı yapısal önlemlere “yangın yalıtımı”denir.

Yangınlarda can kayıplarının önemli bölümü, yanma sırasında ortaya çıkan dumandan ve bu dumanın içindeki gazlardan kaynaklanır. Hidrojen–siyanür, karbondioksit, karbon monoksit ve karbon-sülfür baslıca zehirleyici gazlardır. Bu zehirli gazlar solundugunda kana karısarak insanı zehirler. Belirli bir süre dumana maruz kalarak zehirli gazları soluyan insanlar hayatını kaybeder. Duman içerisinde zehirli gazların dısında bogucu, tahris edici veya göz yasartıcı etkiye sahip baska gazlar da bulunabilir. Bu gazlar öldürücü olabildigi gibi, göz yasartma gibi etkileriyle kaçıs alanı bulmayı zorlastırarak insan hayatını tehdit edebilir. Amonyak, hidroklorik asit ve kükürt dioksit gibi gazlar tahris edici etkileri ile insanların saglıgına kalıcı veya geçici zararlar verebilir(Tablo 1).

Bazı Zehirli Gazların Tehlike Sınırları

Genel olarak yangınlar neticesinde olusabilecek can ve mal kayıplarının azaltılması için tasarım asamasında önlem almak gerekir. Yapı elemanları, kullanılacak her türlü malzemenin yangına verdigi tepki ve yangına katkı saglayıp, saglamadıgı göz önüne alınarak tasarlanmalıdır.

Yangınlarda olusan ısı ve dumanın can kayıplarına neden olmaması için yangına maruz kalan kisiler en hızlı sekilde tahliye edilmelidir. Yangının ve zararlı etkilerinin yayılmasını önlemek için yapı içerisinde yangına dayanıklı bölümler olusturulmalıdır. Duman bariyerleri vb. önlemlerle ısı ve dumanın yayılması yavaslatılarak, insanların zarar görmeden yapıyı terk etmeleri için zaman kazandırılır. Tahliyenin saglanması amacı ile uygun sayı ve boyutlarda yangın çıkıslarının olusturulması gereklidir. Yangın anında yapı içerisindeki kisilerin güvenli bir sekilde çıkısa ulasabilmeleri, yangın yalıtımlı kaçıs koridorları ve merdivenleri ile saglanır. Yangın yalıtım malzemeleri ile olusturulan bu kaçıs yolları, binanın tamamen bosaltılması için gereken sürede yangına ve zararlı etkilerine karsı direnç gösterir.

İnsanların yangından zarar görmemesi için yangın yalıtımı önlemleri; uyarı, acil durum aydınlatması, çıkıs ve yönlendirme isaretleri, duman tahliye sistemleri, yangın damperleri gibi pek çok aktif önlemler ile birlikte tasarlanmalıdır.

Yangının yayılması neticesinde mal kayıpları da artar. Yanma reaksiyonu neticesinde açıga çıkan ısı; ortamın sıcaklıgını artırarak aynı yapı içerisindeki veya yakınındaki farklı yapılardaki yanıcı malzemelerin tutusma sıcaklıgına gelmelerini saglayarak yangının yayılmasına neden olur. Yangının baska hacimlere veya yapılara yayılması mal kayıplarını artıracagı gibi yangının çıktıgı ortamın dısındaki kisilerin de can güvenligini tehdit eder.

Yangın sırasında açıga çıkan ısı, yapıların kısmen veya tamamen yıkılmalarına neden olabilir.Yangının meydana geldigi yapının içerisinde sıcaklık, kısa sürede çok yüksek degerlere ulasarak yapının yük tasıyan kısımlarının dayanıklılıgını etkiler. Bir odada çıkan yangın ele alındıgında, sıcaklık (sıcak havanın yükselmesi ile) zeminden tavana dogru artıs gösterir. Belirli bir süre sonra, tavanda sıcaklık yaklasık 1000 °C’ye çıkar. Betonarme malzemelerin mukavemeti 500 °C’nin üstünde 1/3 oranında azaldıgından tavanın çökme riski olusur. Isı etkisi ile yapı tamamen çökerek kullanılamaz hale gelebilecegi gibi, bazı kısmi çökmeler/yıkılmalar yangına müdahale imkânlarını zorlastıracagından büyük oranda mal kayıplarına neden olur.

Yapının yük tasıyan kısımlarının yangın söndürülene kadar fonksiyonlarını sürdürmesi hayati bir öneme sahiptir. Yük tasıyan yapı elemanlarının, yangın neticesinde olusan ısıdan etkilenmemeleri için; arkasındaki malzemelere ısı iletimi oldukça düsük olan, yangına dayanıklı yangın yalıtım malzemeleri ile kaplanmaları gereklidir. Yangın yalıtımı yapılarak; yapı malzemelerinde sıcaklık yükselmesi yavaslatılır ve hem yapının içerisindeki kisilerin yapıyı terk etmeleri hem de söndürme ekiplerinin yangını kontrol altına almaları için süre kazandırılır.

Yangınlarda meydana gelen mal kayıplarının azaltılması için yangının yayılmadan kontrol altına alınması gerekir. Yangının yayılımı; yapı içerisinde yangın dayanımlı bölümlerin olusturulması ile yavaslatılır. Yangın yalıtım malzemeleri ile olusturulan bu dirençli bölümler ile belirli sürelerde yangının yayılımı sınırlandırılarak; itfaiye ekiplerinin yangın büyümeden müdahale edebilmeleri için zaman kazandırılır. Dolayısıyla mal kayıpları yangın yalıtımı ile azaltılmıs olur. Ayrıca, yangının katlar arasında ve komsu binalara yayılarak can ve mal kaybının artmaması için dıs cephelerde yangın yalıtımı önlemleri alınır. Yangın yalıtımı yapılmamıs binalarda yangının çok hızlı bir sekilde büyümesi sonucu olusan ısı nedeniyle, itfaiye ekiplerinin yangına müdahale edememesi, yapıyı tamamen kullanılmaz hale getirebilir.Yangın neticesinde olusan mal kayıplarının azaltılmasında; yangın yalıtımı önlemleri ile birlikte; otomatik yangın söndürme sistemleri, yangın dolapları vb. aktif önlemler de önemli rol oynar.

Sivil Savunma Genel Müdürlügü verilerine göre ülkemizde 2000–2004 yılları arasındaki 5 yıllık zaman zarfında, orman yangınları hariç olmak üzere; toplam 298 bin 349 yangın çıkmıstır. Bu yangınlarda 1.621 vatandasımız hayatını kaybetmis ve toplamda yaklasık 842 milyon YTL maddi zarar meydana gelmistir (Tablo 2). Bu yangınların çıkıs nedenleri arasında yaklasık yüzde 28,2’lik oranla sigara ve kibrit birinci sırada yer alıyor. Elektrik kontagı nedeni ile çıkan yangınlar ise yüzde 20,5 oranında. Yangınların diger önemli çıkıs nedenleri arasında; toplamda yüzde 9,2’lik paya sahip olan tüp gaz-ocaksoba yangınları ve yüzde 7,5’lik paya sahip baca tutusması geliyor.

2000 - 2004 yılları arasında orman yangınları dışında meydana gelen yangınlar ile ilgili istatistiki bilgiler

Yangının zararlı etkilerinin sınırlandırılması ve güvenli kaçıs bölgelerinin olusturulması amacı ile yapılar bölümlere ayrılır. Bu bölümlerin duvarlarına, tavanına, dösemesine yangın yalıtımı yapılarak bu kısımlara yangının ve dumanın ulasması engellenir. Ayrıca bu bölümlerde bulunan kapı ve pencerelerin belirli yangın dayanım özellikleri olması gerekir.

Yapılarımızın yangın baslangıç anından söndürme isleminin tamamlanmasına kadar geçen sürede yıkılmadan ayakta kalması için tasıyıcı kısımlara ve dısardan yangının sıçramaması için çatı ve cephelere yangın yalıtımı yapılır.Kazan dairesi gibi özel odaların duvarlarına, duman gazlarının ve ısının yayılmaması için hava kanallarına ve tesisat borularının geçtikleri bölgelere de yangın yalıtımı uygulamaları yapılır.

Yangın yalıtımı, tasarım asamasında baslar. Öncelikle yapı içerisinde bulunan yanıcı malzemelerin özellikleri ve miktarına göre yangın güvenligine iliskin önlemler belirlenir. Bina içerisinde bulunabilecek insan sayısı ve yapının kullanım amacına göre risk degerlendirmesi yapılır. Bu risk degerlendirmesi neticesinde yapının duvarlarının, tavan ve dösemelerinin yangına dayanıklılık süreleri belirlenir.

Yangın yalıtımında yanmaz (A sınıfı) ve ısı geçisine yüksek direnç gösteren camyünü (beyaz), tasyünü, alçı levhalar, perlit, vermükülit vb. özel malzemeler; yapının duvarlarına, tavanlarına, dösemelerine ve hava kanallarına sabitlenir. Tesisatların duvarları, dösemeleri ve tavanları deldigi yerlerde ısı ile genlesen özel mastikler kullanılarak alev ve dumanın yayılmasına karsı önlem alınır. (Sekil 1) Yangından kaçıs amacı ile kullanılan koridorlarda özel kapı ve cam fitilleri kullanılır.

Pencerelerde ise yangın dayanımlı özel yangın camı üniteleri kullanılır. Yangın camları çogunlukla bina iç birimlerinin birinden digerine yangının yayılmasını, bazen de bitisik binalardaki yangının komsu binaya sıçramasını önlemek için kullanılırlar. Yangın camlarının yangına dayanım süreleri uzman laboratuarların test raporlarıyla belgelenmis olmalıdır.

Yangın yalıtımında, yapı elemanlarının yangın sırasında belirli süreler için saglaması gereken; yük tasıma, yalıtım, bütünlük gibi özellikleri kazandıran ve yüksek ısılarda yanmazlık özelligi tasıyan ürünler tercih edilir. Bu malzemeler; yapıların tasıyıcı sistemlerinde, çatı-duvar dösemelerinde, kapı ve camlarında, derzlerinde, boru ve havalandırma kanalı geçislerinde, saftlarında, elektrik tavalarında, kaçıs yollarında etkin olarak kullanılır. Yangın yalıtımı amacıyla kullanılan ürünler sunladır:

I. Yapı Yalıtımı
Duvar, Döseme, Çatı Uygulamaları:

Camyünü, tasyünü, alçı panolar, lifli çimento panolar, seramik yünü, perlit, vermikülit, camköpügü, kalsiyum silikat, özel mastikler, ısı ile genlesen özel boyalar, özel kapı ve cam fitilleri vb.

II. Yangın Camları
Yangın Dayanımlı Camlar

E Sınıfı Camlamalar;yangın alevi ve yangın sırasında ortaya çıkan gaz ve dumanın geçisini kırıldıktan sonra dagılmayarak belli bir süre ertelerler. Yangın ısısının geçisini engelleyemezler (telli buzlu, telli polisajlı camlar, borosilikat camlar).

El Sınıfı Camlamalar;yangın alevi ve dumanına ek olarak yangın ısısının geçisini geciktirirler.Özel dolgulu çok katmanlı olan bu camların yaklasık 120°C sıcaklıga kadar saydam kalan ara dolguları, yangın ısısı karsısında köpürerek genlesir ve opaklasır.

 

Kaynak: İzoder

III. Teknik (Endüstriyel) Yalıtım
Camyünü, tasyünü, alçı panolar, vermikülit, perlit, kalsiyum silikat, cam köpügü vb.